Yaşasın Cumhuriyet
5. 29 Ekim 1923 Yaşasın Cumhuriyet
Cumhuriyet yasa tasarısı mecliste görüşülmeye başlanmıştır. 28-29 Ekim gecesi uzun uzadıya yapılan konuşmalardan ve tartışmalardan sonra Cumhuriyet meclis çoğunluğu tarafından kabul edilmiş ve 29 Ekim 1923 tarihinde ilan edilmiştir. Artık Türkiye’nin yönetim biçimi resmen belirlenmiş, Mustafa Kemal Paşa oy birliğiyle ülkenin ilk Cumhurbaşkanı seçilmiş ve bir gün sonra Başbakanlık görevine İsmet İnönü getirilmiştir. Böylelikle Türkiye Cumhuriyeti artık resmi olarak kurulmuştur. Cumhuriyetin önünde ki son engel halifelik makamı da 1924 yılında kaldırılmıştır.
Anadolu’nun dört bir yanında bu haber yıldırım hızıyla yayıldı. Ankara’da meşaleler yakıldı, halk sokaklara döküldü. O an, milletin yüzyıllardır beklediği bir uyanıştı artık “tebaa” değil, “yurttaş” vardı “halk” vardı. Ertesi sabahta Türkiye’nin her köşesinde aynı heyecan hissediliyordu. Gazeteler “Yaşasın Cumhuriyet!” “Millet kendi kaderine el koydu!” gibi büyük manşetlerle yurdun dört bir tarafına coşkuyu duyuruyordu. Kahvehanelerde, köy meydanlarında, cami avlularında insanlar birbirine müjdeyi veriyordu. O zamana kadar savaşlarla, yoksullukla ve yıkımla yoğrulmuş bir millet, ilk kez geleceğine umutlarla bakıyordu. Yurttaki aynı coşku İstanbul’da mevcuttu. İstanbul’da halk gemilere, tramvaylara, hatta evlerin pencerelerine Türk bayrakları astı. Kadınlar, çocuklar, askerler, memurlar... herkes aynı gururu paylaşıyordu. Anadolu’nun pek çok yerinde halk kendi imkânlarıyla kutlamalar düzenledi, fener alayları, halk oyunları ve dualarla Cumhuriyet’in doğuşu kutlandı.
Ancak bu sevinç sadece bir “yönetim değişikliğinin” coşkusu değildi. Halk, yıllar süren işgallerin, kayıpların ve yoksunlukların ardından, artık kendi kaderini belirleyeceği bir Devletin bir ülkenin vatandaşı olmanın gururunu yaşıyordu. Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte, bir ulusun kalbi yeniden atmaya başlamıştı.
Efendiler, yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz
– Mustafa Kemal Atatürk
28 ekim 1923

