Yaşasın Cumhuriyet
6. Atatürk’ün Cumhuriyet Devrimleri
Cumhuriyetin ilanından sonra M.K. Atatürk yeni Türk devletini kalkındırmak ve Türk milletini ait olduğu mertebeye yüceltmek için birtakım devrimlere imza atmıştı.
Türk Medeni Kanunu ve Kadın Hakları
Hukuk dünyada insanlar arasındaki eşitliği ve adaleti sağlayan yegane kurallar bütünüdür. Modern Türkiye Cumhuriyeti içinde, Türk milletine yakışır bir biçimde Hukuk bağımsız, çağdaş ve demokratik bir yaşam sağlama amacı ile düzenlenmeliydi.
Osmanlı Devletinde, Hukuk yıllar geçtikçe körelmiş ve çağın gerisinde kalmış bir yönetim anlayışından dolayı Yasama, Yürütme ve Yargı diye adlandırdığımız Erkler ayrılığı ilkesinden uzak bir biçimde hukuk birliği yoktu, kararlar tek bir adama bağlıydı. Kanunlar ise milletin çıkarlarını korumaktan uzaktı. yargılama teknikleri birçok alanda olduğu gibi geri kalmıştı. kadın erkek eşitliği yoktu. Özellikle Osmanlı içerisinde giderek yükselen, yönetimden yargıya her yere Truva atı gibi yerleşen din tüccarları yüzünden laiklikten bahsetmek söz edilemezdi. Yargının yabancılar üzerinde etkisi yoktu.
Bu gibi nedenlerden dolayı M.K. Atatürk dönemin Adliye vekaletinden bir komisyon kurulmasını, İsviçre medeni kanununun incelenerek ve mevcut kanunların elden geçirilerek revizyon edilmesini istemiştir. Özel Hukukun en önemli kısımlarını bugün medeni kanun oluşturmaktadır. 1926 yılında, Kıta Avrupası ülkelerinin medeni kanunları incelendikten sonra dili anlaşılır, yeni tarihli ve hakimlere geniş yetki veren, İsviçre medeni kanunu, Borçlar kanunu ile yürürlüğe girmiştir. Böylece Türk ve dünya hukuk tarihinin en büyük devrimlerinden birisine imza atılmıştır.
Yeni Türk Medeni Kanunu, ilerici, çağdaş, laik ve halkçı bir yapıda hazırlandı. Evlenme, boşanma, miras, fiil ve hak ehliyeti, velayet gibi konularda kadın erkek eşitliği, medeni nikah ile kurulan modern aile tipi, yeni bir gayrimenkul, mülkiyet hakları, tüzel kişiler vb gibi çok önemli düzenlemeler getirmiştir. Özellikle Tevhid-i tedrisat kanunu ile de desteklenen Türk kadının çağdaş düzeye erişebilmesi içinde imkanlar sunmuş ve kadınlara birçok alanda hak sağlamıştır. Kadın erkek tüm Türk vatandaşları aynı haklara kavuşmuş ve Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan farklı inançlardan ve ırklardan insanların ayrıcalıkları da kaldırılmış ve Hukuk da laiklik temel ilke alınarak ayrımcılık ortadan kaldırılmıştır.
1924 Anayasası ve Teşkilat-ı esasiye kanunu (20 Nisan 1924)
Kurtuluş savaşı yıllarında TBMM başkanı M.K. Atatürk tarafından 1921 yılında bir Anayasa hazırlanmıştır. 24 maddeden oluşan bu Anayasada “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ifadesi ile egemenliğin millete geçtiği belirtilmiştir. ve oy birliği ile kabul edilmiştir. Ancak bu mevcut Anayasa savaş koşullarında hazırlanmıştı ve haliyle yeni Türkiye Cumhuriyetinin ihtiyaçlarını karşılamaktan hayli uzaktı.
29 Ekim 1923'de Cumhuriyet ilan edildikten sonra Mart 1924 yılında halifelik kaldırılmıştır. Eğitim öğretim alanında bir takım yenilikler ve Türk milletinin siyasi, sosyal ve kültürel alanlarda yapılan değişiklikler ile hızlı bir değişim içerisine girilmiştir. Yeni Anayasa 20 Nisan 1924 tarihinde TBMM’de oylanarak kabul edilmiştir.
105 maddeden oluşan 1924 Anayasasında devletin yönetim şekli, yapısı, resmi dili ve başkentini belirleyen önemli maddeler konulmuştur.
- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
- Türkiye devleti’nin dini islam, başkenti Ankara, dili Türkçedir.
- Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
2. madde de yer alan, 1928 anayasası ile Laiklik ilkesine aykırı olduğundan dini İslam’dır ibaresi kaldırılmıştır, daha sonra 4.madde ilk üç maddenin değiştirilmesini, değiştirilmesi’nin teklif dahi edilmesini geçersiz kılmıştır.

