Yaşasın Cumhuriyet
10. Atatürk’ün Cumhuriyet Devrimleri
Diyanet İşleri Başkanlığı
Diyanet İşleri Başkanlığı, 3 Mart 1924’te Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile birlikte kabul edilen düzenlemeler çerçevesinde kurulmuştur. Osmanlı döneminde din hizmetleri Şeyhülislamlık makamına bağlıydı. Cumhuriyet’in ilanından sonra bu makam kaldırılarak, din hizmetlerinin yeni devlet anlayışına uygun biçimde yürütülmesi için Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuştur. Diyanet’in temel amacı, din hizmetlerini yürütmek, İslam’ın temel değerlerini doğru şekilde halka anlatmak ve dini istismarların önüne geçmektir. Ayrıca camilerin yönetimi, din görevlilerinin yetiştirilmesi ve topluma doğru dini rehberlik sağlanması da kurumun sorumlulukları arasındadır. Yeni Cumhuriyet, din ile devlet işlerini birbirinden ayırırken, Diyanet İşleri Başkanlığı, laik devlet düzeni içinde din hizmetlerinin düzenli, tarafsız ve doğru biçimde yürütülmesini sağlamak üzere yapılandırılmıştır.
Tekke zaviye ve türbelerin kapatılması
M.K. Atatürk, 23 Ağustos 1925 tarihinde Kastamonu gezisinde söylediği sözler yeni bir İnkilabın haberini veriyordu. “Efendiler ve Ey Millet! Biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler dervişler ve müritler memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır. Tekkelerin gayesi halkı meczup ve abdal yapmaktır. Halbuki halk abdal ve meczup olmamaya karar vermiştir.” bu sözler ve şeyh sait isyanı sonrası Diyarbakır İstiklal Mahkemesinin kararı ile tekke, zaviye ve türbeler kapatılmış, tarikatlar ile şeyhlik seyyidlik dedelik sattüleri ve bunlara özgü kıyafet giyilmesi yasaklanmış ve kaldırılmıştır. Bugünkü duruma bakılınca bu kararın doğru bir karar ve önlem olduğu anlaşılmaktadır.
Atatürk’ün mecliste 17 Aralık 1927 konuşmasında tekke ve zaviyelerin kapatılması ile ilgili sözleri.
"Efendiler, biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil; bilakis, bu tip yapılar din ve devlet düşmanı olduğu, Selçuklu ve Osmanlı'yı bu yüzden batırdığı için yasakladık. Çok değil, yüz yıla kalmadan, eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz göreceksiniz ki bazı kişiler bazı cemaatlerle bir araya gelerek bizlerin din düşmanı olduğunu öne sürecek, sizlerin oyunu alarak başa geçecek ama sıra devleti bölüşmeye geldiğinde birbirine düşeceklerdir. Ayrıca, unutmayın ki o gün geldiğinde her bir taraf diğerini dinsizlikle suçlamaktan geri kalmayacaktır."

