DÜŞÜNCELER?
6. “İnsanlığa Mektup”
Bunu okuyan sevgili insan.
İster geçmişten bir mektup ya da gelecekten gelen bir mesaj, hangi çağdan sana seslendiğimin bir önemi yok. Belki bu satırları yıllar sonra okuyacaksın. Ve ben çoktan bu dünyadan ayrılmış olacağım. Bunu ne zaman hangi şartlar altında okuduğunu bilmiyorum, fakat biliyorum ki değişmeyecek bazı şeyler var. Bunlardan biri, hangi yüzyılda yaşarsan yaşa aynı soruların peşinden gitmeye devam edecek olman.
Kaygılanma ataların olarak bizde korktuk. Yanıldık, sevdik, kaybettik, öfkelendik, ağladık, savaştık, barıştık ama yılmadan sürekli olarak yeniden başladık. Muhtemelen sende aynı yollardan geçeceksin. Sana nasıl yaşayacağını ya da mutlu olacağını söyleyemem sadece kendi yaşamım ve ideallerim hakkında sana bir iki kelam edebilirim. Senden tek bir isteğim var. Sana öğretilen her şeyi reddetme. Ama sorgulanamaz kabul etme. Çünkü düşünmek hakikate duyulan saygının en hakiki biçimidir.
İnsanlık olarak birçok başarıya imza attık. Denizleri aştık, gökyüzünü fethettik, uzaya çıktık, gezegenler keşfettik, kendi vücudumuzla ilgili detaylar öğrendik, inanılmaz bir yapay zeka teknolojisi geliştirdik. Teknolojimiz büyüdü, şehirlerimiz büyüdü, ekonomilerimiz büyüdü. Ancak tüm bu gelişmelere imza atarken içimizdeki sevgiyi, kalbimizi atıl bıraktık.
Sen belki benden çok daha iyi bir zamandasın ya da her şey daha da kötü vaziyette, bilmiyorum. Ama eğer bir gün çok güçlü olursan, merhametini asla kaybetme. Çünkü güç vicdansızların elinde korku üretir. Eğer çok okuyup entellektüel olursan, tevazunu kaybetme. Çünkü bilgi, kibirle birleştiğinde öğrenmenin ötesine geçer. asla kibirli olma.
Eğer çok mutluysan bunun tadını çıkar ama kendi mutluluğun için başkalarını görmezden gelme. Çok üzülürsen, bununda geçeceğini hatırla. Altı üstü ölümlü dünya. Senden çok farklı düşünen biriyle tanışırsan susturmak yerine onu anlamaya çalış.
Eğer çocuğun varsa veya eğer bir gün çocukların olursa...
Onlara ne düşüneceklerini öğretme, nasıl düşüneceklerini öğret. Unutma; özgür bir zihin, ardı ardına ezberlenmiş bin cevaptan daha değerlidir.
Belki hiçbir zaman kusursuz bir dünya kuramayacağız.
Ama daha adil bir dünya kurabiliriz.
Belki bütün savaşları bitiremeyeceğiz.
Ama kendi içimizdeki nefreti azaltabiliriz.
Belki ölümü durduramayacağız.
Ama yaşamı daha anlamlı hâle getirebiliriz.
Ben buna inanmak istiyorum.
Çünkü insan olmak, yalnızca var olmaktan ibaret değildir. İnsan olmak; Kendisinden sonra gelecek nesillere biraz daha yaşanabilir bir dünya bırakmaya çalışmaktır. Kim bilir belki de böyle bir dünya çoktan kurulmuştur ve bu yazdıklarım tarihin tozlu sayfalarında kalan karamsarlık dolu cümlelerden başka birşey değildir...
Bilmiyorum.

