Babil ve Babil Mitolojisi

Babil’in Asma Bahçeleri
6 / 8

6. Babil’in Asma Bahçeleri

Antik dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilen Babil’in Asma Bahçeleri, bugün geriye somut kalıntılar kalmamış olsa da yüzyıllar boyunca hem tarihçilerin hem de hayal gücünün merkezinde yer alan en büyüleyici anlatılardan biri olmuştur. Asma Bahçeler, Babil’i yalnızca bir güç ve hukuk merkezi değil, aynı zamanda estetik ve mühendislik dehasının simgesi hâline getirmiştir. Antik kaynaklara göre Asma Bahçeler, MÖ 6. yüzyılda Babil Kralı II. Nebukadnezar tarafından yaptırılmıştır. En yaygın anlatıya göre kral, Medli eşi Amytis’in memleketinin yeşil ve dağlık manzarasını özlemesi üzerine, Mezopotamya’nın düz ve kurak coğrafyasında ona bu bahçeleri armağan etmiştir. Bu yönüyle Asma Bahçeler, yalnızca mimari bir başarı değil, aynı zamanda kişisel bir sevginin ve politik bir evliliğin simgesi olarak da yorumlanabilir.

Bahçelerin “asma” olarak adlandırılmasının nedeni, bitkilerin gerçekten asılı olması değildir. Teraslar hâlinde yükselen yapının uzaktan bakıldığında yeşilliklerle kaplı bir dağ görüntüsü vermesidir. Rivayetlere göre bu teraslar, tuğla ve taş bloklar üzerine inşa edilmiş, üzerleri kalın toprak tabakalarıyla örtülmüş ve her seviyede ağaçlar, çiçekler ve sarmaşıklar yetiştirilmiştir. Bu yapı, dönemi için olağanüstü bir mühendislik ve sulama sistemi gerektiriyordu.

Asma Bahçeler’in en dikkat çekici yönlerinden biri, su meselesidir. Fırat Nehri’nden alınan suyun, yerçekimine karşı koyarak üst teraslara taşındığı düşünülmektedir. Antik yazarlar, zincirli kovalar, vidalı sistemler ya da ilkel pompa mekanizmalarından söz eder. Bu da Babil mühendisliğinin yalnızca mimaride değil, hidrolik teknolojide de ileri bir seviyede olduğunu gösterir.

Ancak Babil’in Asma Bahçelerinin varlığı, tarihçiler arasında hâlâ tartışmalıdır. Bahçelerden söz eden anlatımların çoğu, Babil’i hiç görmemiş Yunan ve Roma yazarlarına aittir. Herodot, Babil’i detaylı anlatmasına rağmen Asma Bahçeler’den bahsetmez. Bugüne kadar yapılan arkeolojik kazılarda da bahçelere dair kesin kanıtlar bulunamamıştır. Bu durum, bazı araştırmacıları bahçelerin Babil’de değil, Asur başkenti Ninova’da inşa edilmiş olabileceği görüşüne yöneltmiştir. Tüm bu belirsizliklere rağmen Asma Bahçeler, Babil mitinin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. Çünkü bu bahçeler, insanın doğaya hükmetme arzusunu, kuraklığa karşı yeşili savunma isteğini ve gücü estetikle birleştirme çabasını simgeler. Gerçek olsun ya da olmasın, Babil’in Asma Bahçeleri bir efsane olarak, antik dünyanın “imkânsızı mümkün kılma” cesaretinin simgesidir. Bugün hâlâ anılıyor olmaları, belki de var olduklarının değil, insanlığın böyle bir güzelliğe inanmak istemesinin kanıtı olarak yorumlanabilir.

Önceki Sonraki