Rus Çarlığı – İmparatorluktan Devrime
5. Aydınlanma ile Otokrasi Arasında II.Katerina
Rus tarihine damga vuran II.Katerina, 1762 yılında tahta çıktı ve 1796’ya kadar tahtta hüküm sürdü. Rasyonalist Fransız tesiri altında kalan aslen Alman bir prenses olan Katerina, saray darbesiyle iktidara gelmişti. Ancak kısa sürede Rus siyasetinin en güçlü figürlerinden biri hâline geldi. II.Katerina dönemi, hem kültürel açılımın hem de sert bir merkezi otoritenin bir arada yürüdüğü bir dönemdi.
Avrupada’ki aydınlanma düşüncesine hayranlık besleyen Çariçe Katerina, Voltaire ve Diderot gibi filozoflarla mektuplaşmış, Rusya’yı “aklın ve ilerlemenin” yoluna sokma hedefi taşıdığını ilan etmişti. Tahtta kaldığı süre boyunca Hukuk reformu üzerine çalışmalar yaptırmış, eğitim alanında yenilikler başlatmış ve kültürel hayatı desteklemiştir. Katerina ile Rusya’da sanat, edebiyat ve mimari gelişmiş, Rus sarayı Avrupa’nın önemli kültür merkezlerinden biri hâline gelmiştir. St. Petersburg, yalnızca siyasi değil, entelektüel bir merkez olmuştur. Ayrıca Rusya sınırları içerisinde yaşayan müslüman tebaanın sıkıntıları ve problemleri için Rusya Müslümanlarının din işlerine bakacak bir müessese kurdurmuştur.
Katerina’nın yaptıkları sadece kültürel reformlarla sınırlı değildi. Dış politikada Osmanlı İmparatorluğu’na karşı yürütülen savaşlar sonucunda Karadeniz’e erişim sağlandı ve Kırım ilhak edildi. Polonya’nın paylaşımında aktif rol oynayarak Rusya’nın sınırlarını genişletti. Hükümranlık döneminde Rusya, Avrupa’nın en güçlü imparatorluklarından biri hâline geldi. Ancak Katerina’nın en büyük çelişkisi, Aydınlanma fikirlerine hayranlık duymasına rağmen öncekiler gibi otoriter yönetimden vazgeçmemesidir. Köylülerin büyük çoğunluğu hâlâ serf statüsündeydi ve toprak sahiplerine bağlıydı. Serflerin yaşam koşulları ağırlaşmış, soyluların ayrıcalıkları artmıştı. Yapılan kültürel reformlarda dahi soylular öncelikteydi. 1773’te başlayan Pugaçev İsyanı, bu toplumsal gerilimin en açık göstergesiydi. Köylülerin ve Kazakların öncülük ettiği bu ayaklanma kanlı biçimde bastırıldı. Bu olaydan sonra Katerina, reform söylemini geri plana çekerek merkezi otoriteyi daha da güçlendirdi.
II.Katerina dönemi, Rus Çarlığı’nın zirveye ulaştığı bir dönemdir. Kültürel canlılık, askeri başarı ve diplomatik etkinlik açısından güçlü bir tablo vardır. Ancak bu gücün altında derin bir eşitsizlik ve toplumsal huzursuzluk birikmektedir. sadece saray odalarında konuşulan aydınlanma fikirleri yukarıdan aşağıya inememiştir.

