Rus Çarlığı – İmparatorluktan Devrime

Moskova Knezliği’nden Çarlığa - 2
Portrait of Ivan IV by Viktor Vasnetsov, 1897 (Tretyakov Gallery, Moscow)
3 / 8

3. Moskova Knezliği’nden Çarlığa - 2

IV. İvan ve Çarlığın Resmen Doğuşu

1547 yılında IV. İvan (Korkunç İvan), kendisini “Çar” ilan etti. “Çar” unvanı, Latincedeki “Caesar”dan türemişti ve imparatorluk iddiası taşıyordu. Bu adım, Moskova Knezliği’nden Rus Çarlığı’na geçişin sembolik başlangıcıdır. Büyük knez ııı.Vasili 1533 yılında öldüğünde ardında iki oğlu kalmıştı. Büyük oğlu İvan ve daha altı aylık Yuri. Kanunlar ve yönetim biçimi gereği tahta İvan’ın geçmesi gerekiyordu. Annesi Elena ise naibe sıfatı ile devlet işlerine bakacaktı. Bir müddetten beri aşkı olan Knez ivan federoviç durumdan yararlanarak Elena’ya tehlike arz edebilecek kimseleri hapise attırdı. Bunun sonucunda boyarlar meclisi Elenayı 1538 yılında zehirlediler. İvan sekiz yaşında iken oksüz kalmıştı bu durum İvan’ın karakterine sert bir biçimde nüfuz edecekti. Kanunlara göre Knezlerin çocukları öksüz kalırlarsa olgunluk çağına ermelerine kadar, boyarlar ve metropolit bölüşümlü bir şekilde devlet işlerine bakarlardı. Ancak boyarlar hakimiyeti tamamıyla ele geçirmişlerdi.

Boyarlardan Şuyski’ler varis olan iki kardeşede öyle saygısız ve sert davrandılarki sadece resmi törenlerde düzgün muamele görüyorlardı. İvan kendisinin Hükümdar olduğunu bilerek, kendisine yapılan tüm saygısızlıkları not ediyor ve kin besliyordu. Ayrıca çocukluğundan beri kitap okumaya meraklı bir kişiliği vardı. Bu merakı sayesinde kendi döneminin en çok okuyan ruslarından biri oldu. Aynı zamanda makari’nin sayesinde, ortodoksluğun esaslarına göre yetişiyordu. 13 yaşına geldiğinde Hükümranlık haklarını iddaa etmeye başlamıştı bile. elde edilen kaynaklara göre daha o yaşlarda avlanmaya ve eğlencelere inanılmaz bir düşkünlüğü olduğunu ve ahlaken bozulmaya başladığını biliyoruz.

1547 yılında IV.İvan’ın tahta çıkış merasimi yapıldı ve tarihte ilk defa bir Moskova Büyük Knezi Çar ilan edildi. IV. İvan taht’ta geçtikten sonra merkezi otorite güçlendirildi, boyar aristokrasisinin etkisi kırılmaya çalışıldı ve devlet yapısı sert bir otokrasiye doğru evrildi. Oprichnina politikasıyla muhalif soylular tasfiye edildi, devlet gücü korku ve disiplin yoluyla sağlamlaştırıldı. Böylece Rus devleti, Moğol idari mirası, Ortodoks inancı ve mutlak monarşi anlayışını birleştiren özgün bir siyasal karakter kazandı.

Moskova’dan Çarlığa geçiş süreci, Rusya’nın sonraki yüzyıllardaki kaderini belirliycekti. Güçlü ve merkezi bir devlet anlayışı, Kutsal misyon fikrine dayalı iktidar, Otoritenin sorgulanamazlığı, Toplumsal yapının hiyerarşik ve katı bir hal alması. Bu temeller üzerine yükselen Rus Çarlığı, tarihte hem büyük reformlara hem de büyük çöküşlere sahne olacaktı...

Rus Çarlığı’nın köklerinin gerçek anlamda şekillendiği dönem, IV.İvan’ın tahtta çıkmasıyla başlamıştır. Tarih kitaplarında “korkunç İvan” olarak geçen bu hükümdar adından da anlaşılacağı gibi sertliği ve aynı zamanda devlet yapısını kökten dönüştüren politikalarıyla da Rus siyasal kültüründe derin izler bırakmıştır. Genç yaşta taht’ın varisi olan İvan, çocukluk döneminde boyar aristokrasisinin (soyluların) entrikalarına kurban gitmiş ve tanıklık etmişti. Bu deneyim, onun zihninde merkezi otoritenin mutlak olması gerektiği fikrini pekiştirdi. İvan için devlet, tek bir iradeyle yönetilmeliydi; o irade de çarın kendisiydi.

İvan’ın taht’ta çıkarkenki en önemli adımlarından biri, kendisini yalnızca bir prens değil, bir “Çar” olarak konumlandırmasıydı. Bu unvan, imparatorluk iddiasını ve tanrısal meşruiyeti simgeliyordu. Böylece Rusya, Moskova merkezli bir prenslik olmaktan çıkıp imparatorluk bilinci taşıyan merkeziyetçi otoriter bir devlete dönüştü. Askerî alanda da genişleme politikası izlenerek. Kazan ve Astrahan hanlıklarının fethiyle Volga bölgesinde hâkimiyet sağlandı. Bu zaferler, Rusya’nın doğuya doğru genişlemesinin ilk büyük adımlarıydı ve çok etnikli bir imparatorluk yapısının temellerini atmıştı.

Oprichnina: Korkuyla Otoritenin Merkezileşmesi

İvan’ın en tartışmalı uygulaması ise 1565’te başlattığı Oprichnina politikasıdır. Bu sistemle ülke ikiye ayrılmıştı, çarın doğrudan kontrolündeki topraklar ve diğer bölgeler. Oprichnik adı verilen özel askeri birlikler, çara karşı en küçük şüphe duyulan soyluları tasfiye etmekle görevlendirildi ve muhaliflere karşı sert bir politika izlendi. Çarlığın bu dönemi, baskılar, sürgünler ve idamlarla anılır. Özellikle Novgorod’da gerçekleştirilen katliam, İvan’ın korku siyasetinin en sert örneklerinden biridir. Ancak bu uygulamalar yalnızca saf zulüm değildi. İvan aynı zamanda boyar aristokrasisinin gücünü kırarak merkezi devlet yapısını sağlamlaştırma çabası içerisindeydi.

Ancak IV.İvan’ın sapkın fikirleri ve bozuk ahlak yapısı olmasına rağmen çarlığının erken aşamasında hukuk düzenlemeleri yapılmış, yeni bir yasa kitabı hazırlanmış, ordu yeniden organize edilmişti. Moskova’da matbaanın kurulması ve kilise reformları da onun dönemine rastlamıştır. Ancak ilerleyen yıllarda artan paranoya, kişisel trajediler ve savaşların getirdiği yıkım, İvan’ın yönetimini giderek daha sert ve istikrarsız hâle gelmesine yol açtı.

Korkunç İvan’ın dönemi, Rus tarihinin dönüm noktalarından biridir. O, boyarların gücünü kırarak merkezi devleti güçlendirdi; fakat bunu korku ve baskı yoluyla yaptı. Onun kurduğu otoriter model, sonraki çarlar için bir örnek oldu. İvan’ın ardından gelen “Karışıklıklar Dönemi” (Smuta), devletin ne kadar kırılgan olduğunu gösterse de kurduğu merkeziyetçi yapı, Rus Çarlığı’nın uzun vadeli karakterini belirledi.

Önceki Sonraki